Uzun zamandır işlerim yüzünden ilgilenemediğim, pasif durumda olan blog çok yakında geri dönecek. Gizemleri ve sırları çözmeye, hep birlikte kafamızı yormaya devam edeceğiz :)
Döndüğümde site tasarımında birkaç değişiklik yapacağım. Ayrıca "anlamakdegisimdir.com" adresine taşınarak siteyi tam anlamıyla faaliyete geçireceğim. Böylece daha resmi bir kimlik kazanırız herhalde :))
Bir kaç saat öncesine kadar biri bana bunu söyleseydi "git işine" derdim. Lakin youtube da izlediğim bir videodan sonra konuyla ilgili şüpheye düştüm. Videoda, her 188 günde bir dünyanın rastgele bir yerinde deprem olduğunu iddia ediliyordu. Tarih tarih ilerleyerek de bunun doğruluğu kanıtlanıyordu.
Video şu;
11 Ocak 2012 tarihinde youtube'a eklenmiş bu video 22 Mart 2012 deprem tarihiyle bitiyor. O günlerde yaşanan depremlere baktığımızda 20 Mart 2012 de Meksika'da 7.6 büyüklüğünde bir depremin yaşadığını görüyoruz. http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=20+mart+2012+meksika+depremi
Van'da yaşanan 7,2lik depremin tahminlerin dışında kalıyor olması bu iddia ile ilgili şüpheye şüpheye yer veriyor.
Ayrıca 188 gün sonraya gittiğimizde bir sonra ki günün 25 Eylül 2012(bir gün ileri ve ya geri sapma olabilir) tarihini işaret ettiğini görüyoruz.
Dün gece Okan Bayülgen'in sunduğu Muhallebi Kralı adlı programda konu "zaman"dı. Programda yer alan Philip Zimbardo'nun Zaman Paradoxu belgeseli hoşuma gitti ve paylaşmak istedim.
Zaman dilimleri içinde yaşayan
insanlar
30 yıllık
araştırmada bulduğunuz şu insanların içinde yaşadığı 6 tane ana zaman dilimi
var. 2’si geçmişe, 2’si şimdiki zamana, 2’si gelecek zamana odaklı.
Geçmişe odaklı
insanlar
Geçmişe odaklaan
insanlar hep “eski güzel günleri” hatırlar. Başarılar,mutlu doğum
günleri,nostalji. Bunlar aile fotoğraf albümleri tutan, aileye ait ritüelleri
hatırlayan kişilerdir. Diğer kesim;sadece pişmanlıklara odaklanır.
Sadece başarısızlıklara, sadece geçmişteki kötü şeylere odaklanırlar. Bu yüzden
onları pozitif geçmiş – negatif geçmiş olarak ayırıyoruz.
Şimdiki
zamanda yaşayan insanlar
Yaşamanın şimdiki
zamanda iki yolu var. Birincisi hedonistik yaklaşım zevk için yaşamak ve acıdan
uzak durmak. Bilginin peşinde, keyif peşinde. Şimdiki zamanda yaşayan diğer
grup ise plan yapmak boş iş diye düşünür.
“Hayatımın kaderi yazılmış” derler. Dini inancı yüzünden, fakirlik
yüzünden içinde yaşadığı şartlar tarafından yazılmış bir kader.
Gelecek odaklı
insanlar
Çoğunluğumuz
burdayız çünkü gelecek odaklıyız. Oynamak yerine anlaşmayı öğrendik.
Ayartmalara kanmamayı öğrendik. Ama gelecek odaklı olmanın başka bir yolu daha
var. Bazı dini inançlara göre; Hayat, fiziksel bedenin ölümünden sonra başlar.
Gelecek odaklı olabilmek için beklentilerin gerçekleşebileceğine inanmak
gerekir. Eğer enflasyon çok yüksekse bankaya para koymazsınız. Çünkü geleceğe
güvenmiyorsunuzdur. Eğer ailenizde bir dengesizlik varsa yetişkinler size
verdikleri sözleri tutamaz.
Hızla artan asosyallik ve zaman
öldürme
Amerika’da her 9
saniyede 1 çocuk okulu bırakıyor. Bu oran azınlıkların çocukları için daha da
kötü. Erkeklerde kızlardan daha kötü. Aslında bu ABD’deki erkek çocuklarını
bekleyen büyük bir felaketin işaretidir. Bu çocukların liseyi bırakma sebebi
sadece performans sıkıntısından kaynaklanmıyor. Güncel bir araştırmaya göre
problemlerden biri, 21 yaşına gelene kadar ortalama bir çocuk tek başına 10bin
saat bilgisayar oyunu oynamış oluyor. Büyük ihtimalle daha fazla zamanı
pornografi seyrederek geçiriyordur. Bunları bir araya getirince sosyal
yetenekleri gelişmiyor, duygusal paylaşım yapamıyor oldukları görülüyor. Aynı
zamanda kendi yarattıkları bir alemde yaşadıkları anlamına da geliyor.
Oyun firmaları
artık 3 boyutlu oyunlar yapmaya başlıyorlar. Bu demektir ki çocukların
beyinlerindeki kablolar dijital olarak yeni baştan döşeniyor. Bu da onların
geleneksel ve analog bir okul sınıfına kendilerini ait hissettirmeyecekleri
anlamına geliyor.O çocuğa göre okulda, birisi sana karatahta üzerinde birşeyi
anlatıyor, iyi bir resim bile yok. Bu da “sıkıcı” demek, hiçbir şeyi kontrol
edememek demek.
Sabırsızlık
Artık insanları
kızdıran en önemli şeylerden biri beklemek. Bilgisayarın açılmasının ne kadar
uzun sürdüğü ve bilgisayarda bir şeyin indirilme süresi bir dakikadan az! Bu
bile insanları sinirlendiriyor. Bu duygusal bir duruma dönüşüyor. Sırada
beklerken, garsonu beklerken sinirleniyor insanlar. Beklemek vakit kaybı.
Bilgisayarın açılmasını beklemek bile. Bence kültürümüzde temel bir değişim
yaşanmakta. Biz yetişkinler şunu anlayamıyoruz, çocuklar bizim çocukluğumuzdan
tamamen farklı.
Meşguliyet
USA Today
gazetesinde Amerikalılara ne kadar meşgul olduklarını sorduk. Yarısından
fazlası “bu sene geçen seneden daha yoğunum” ve “arkadaşlarımı,ailemi ve uykumu
başarılı olmak için feda ediyorum” dedi.
“Diyelim ki 8 günlük bir hafta var artık dünyada ekstra günle ne
yaparsınız” diye sorduk, “çok iyi olurdu. O günü de çalışarak geçiriri daha
başarılı olurdum” cevabını aldık. Arkadaşlarla, aileyle hatta uyuyarak bile
değil. Bu araştırmayı 20 sene önce de yapmışlardı. Yine canım sıkılmıştı. ABD’deki
ailelerin sadece %60’ı akşam yemeğini oturup beraber yiyordu. Biz aynı
araştırmayı geçen yıl yaptığımızda sadece 5 aileden 1’inin beraber akşam
yemeğinde oturduğunu gördük. ABD’de biz aile değerlerinden bahsediyoruz.
Beraber yemek yemeyen, aile değerlerine sahip olamaz.
Focus dergisi bugünün teknolojisiyle bile üretilmesi ve açıklanması zor olan gizemli nesnelerden bazılarını tanıttı.
Geleceği gören harita Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Reis'in 1513'te çizdiği Afrika, Amerika ve Güney Kutbu'nu gösteren harita, ortaya çıkarıldığı 1929 yılında ortalığı karıştırdı. Çünkü Güney Kutbu'nun keşfi, haritanın çizilmesinden çok sonra, yani 1818'de gerçekleşmişti. Dahası, Piri Reis'in haritası, kıtanın buz altında kalmış sahil kesimlerini de gösteriyordu. Ancak kıta üzerindeki buzlar, haritanın çizilmesinden tam 6 bin yıl önce erimişti.
2 bin yıllık pil Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938'de Irak’ın başkenti Bağdat’ın yakınlarında bulunan 2 bin yıllık pil, bilim adamlarını şaşkına düşürdü. Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabin içine monte edilmiş bir bakir silindir, onun etrafındaki demir çubuk ve testinin ağzını kapatan asfalttan oluşan bu nesneyi "dünyanın en eski pili" olarak tanımladı. Pilin 2 volt enerji ürettiği saptanırken, 1800'lü yıllarda modern pili icat eden Alessandro Volta adlı İtalyan kontunun da şöhretine gölge düştü.
Bir nevi bilgisayar 1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları ilginç bir cisme rastladı. Tahta bir muhafazanın içine yerleştirilmiş bir dizi bronz dişliden oluşan bu garip nesnenin kasası, yüzeye çıkarıldığı anda dağıldı ve cihazın içindeki karmaşık yapı ortaya çıktı. Yapılan çalışmaların ardından, bu aygıtın Ay, Güneş ve diğer gezegenlerin konumlarını hesaplamak ve istendiği anda bunların pozisyonlarına yönelik tahminlerde bulunmak için geliştirildiği anlaşıldı.
Gizemli kuru kafa Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal üzerine oyma olarak yapılmış. Nasıl yapıldığı hala anlaşılamayan kuru kafanın altından tutulan ışık, doğrudan göz çukurundan yansıyor. Bu teknolojinin bugün bile mümkün olmadığı söyleniyor.
Alüminyumdan kemer tokası M.S. 300'lü yıllarda ölen Çinli general Çou Çou'nun mezarında 1956 yılında bulunan kemerin tokası, yüzde 85 oranında alüminyumdan yapılmış. Ama doğada sadece bileşik olarak bulunan alüminyumun diğer maddelerden ayrıştırılarak tek bir madde olarak kullanılabilmesi ilk kez 19. yüzyılda mümkün olmuştu.
1000 yılda yapılan kent Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adası yakınlarına kurulu antik Nan Madol kentinin inşası, M.Ö 200'de başladı ve 1000 yıl sürdü. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanılarak yapılan bu kent, 100 yapay adayı kanallarla birbirine bağlıyor. Bu kadar bazaltın bölgeye nasıl getirildiği ise hâlâ sır.
Uzaylılara iniş pisti Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan üzerine çizili motifler, M.Ö. 300 ile M.S. 600 arasındaki dönemi kapsayan hayvan ve bitki şekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafından yapıldığı düşünülen bu garip motiflerin, uzaylılar için bir iniş pisti vazifesi gördüğü öne sürülüyor.
Concorde'un atası M.Ö 200'de yapıldığı sanılan bu nesne, 1898 yılında Mısır’da bir lahitte bulundu. Ancak gerçek uçaklar icat edilene kadar ne olduğu konusunda kimse bir fikir beyan edememişti. 1972'de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model uçak olduğunu, mükemmel bir aerodinamiğinin bulunduğunu ve kanatlarının Concorde'u andırdığını iddia etti.
Çekicin sırrı Tahta sap ve demir tokmaktan oluşan bu çekiç, 1936'da Teksas'ta 400-500 milyon yıllık bir kayanın içine gömülü olarak bulundu. Modern bir aletin tarih öncesi bir kaya kütlesinin içine nasıl girdiği bir yana, çekiçte kullanılan demirin günümüz demirlerinden bile saf olması bilim adamlarını hayrete düşürdü.
Harçsız taş set Peru'nun Cusco bölgesindeki bir Inka kalesinin etrafını 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapımında, tanesi 300 tona varan kireçtaşı blokları kullanılmış. Ancak hiç harç kullanılmamasına rağmen bu kayalar, arasına bıçak bile sokulamayacak kadar mükemmel yerleştirilmiş